Cumartesi 28 Mart 2026 - 22:31
Ayetullah Arafi'den Kahraman İran Milletine ve İslam Ümmetine Önemli Mesaj

Havza / Ayetullah Ârafi: "Son iki yılda yaşanan savaş ve Ramazan Savaşı, ABD ile Siyonistler tarafından başlatılan yeni bir Haçlı seferidir. Hepimizin bu ilahi savunmanın ve tarihi muharebenin ortasında ağır sorumlulukları bulunmaktadır."

Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Ali Rıza Arafi, kahraman ve cesur İran milleti ve İslam ümmetine hitaben önemli bir mesaj yayımladı.

Bismillâhi Kâsimi'l-Cebbârîn

(Zalimleri Kahreden Allah'ın Adıyla)

"Fitne ortadan kalkıncaya ve dinin tamamı Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, şüphesiz Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir." (Enfal Suresi, 39)

Kahraman ve cesur İran milleti, büyük İslam ümmeti ve dünyadaki direniş orduları bilmelidir ki; son iki yılda yaşanan savaş ve Ramazan Savaşı, ABD ile Siyonistler tarafından başlatılan yeni bir Haçlı seferidir. Bu, İran'ın ve İslam ümmetinin varlığını hedef alan; İran'ın bağımsızlığını, büyüklüğünü ve ihtişamını ayaklar altına almayı, Filistin'i ve İslam ümmetini yutmayı, özgürlük arayışını ve direnişi bastırmayı, tek kelimeyle tüm bölgeyi ve İslam dünyasını köleleştirip geri bırakmayı amaçlayan karmaşık ve şeytani bir plandır.

Bu büyük muharebede; İslam İnkılabı'nın, Büyük İmam'ın (İmam Humeyni r.a.), Şehit İmam'ın (İmam Hamaney r.a.) ve yüce şehitlerin söylemi, cesur ve kararlı İran milleti, güçlü İslami nizâm, değerli silahlı kuvvetler ve İran'ın muktedir rehberliği ile birlikte bölgenin özgür halkları ve direniş ekseni; kan emici, şehvetperest ve sömürgeci müstekbirlerin şeytani planlarını ve karmaşık oyunlarını bozmuş, küresel dengeleri değiştirmiştir. 

Ramazan Savaşı, tarihi bir dönüm noktası ve eşsiz direniş zincirinin parlayan bir incisi olarak dünyayı hayrete düşürmüştür. Hepimizin bu ilahi savunmanın ve tarihi muharebenin ortasında ağır sorumlulukları bulunmaktadır.

Şer'i, milli, inanç boyutuyla tarihi görevimiz; direnmek, Allah'ın vaadine sadık kalmak, gaybi yardımlara iman etmek ve savunmanın devamına destek olmak için tüm güçlerimizi ve imkanlarımızı seferber etmektir. Muktedir silahlı kuvvetleri, İslami nizâmı, değerli rehberliği ve direniş eksenini desteklemek temel görevimizdir. Kum, Necef ve diğer bölgelerdeki taklit mercileri, büyük alimler, İran ve dünyadaki İslami ilimler havzaları ve ilmi kurumlar yolu göstermiş, görevi belirlemiş ve sağlam bir duruş sergilemişlerdir.

Değerli silahlı kuvvetlerimize ve asil milletimize teşekkür ve takdirlerimizi sunarken şu hususların hatırlatılması gerekmektedir:

Birincisi: Çatışmaların ve müdafaanın cesurca ve akıllıca sürdürülmesi; İslam'ın ideallerinin, İran'ın büyüklüğünün ve direnişin ihtişamının kahramanca ve bilinçli bir şekilde savunulması, İran'daki ve direniş eksenindeki tüm yetkililerin, kurumların ve fedakâr silahlı kuvvetlerin görevidir. Bundan bir an bile gafil olunmamalıdır.

İkincisi: Halkın ve değerli gençlerimizin meydanlarda ve sokaklarda bulunmaya devam etmesi, fedakar direnişçilere, yetkililere, nizâmın unsurlarına ve İran'daki rehberliğe destek vermesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, bölge halklarının ve dünyadaki özgürlük savaşçılarının İslam, direniş ve Filistin ile dayanışma dalgalarını dünya çapında harekete geçirmek herkesin ciddiyetle eğilmesi gereken önemli bir stratejidir.

Üçüncüsü: Milletin, devletin, tüm kurumların, bölge halklarının ve direniş ekseninin önümüzdeki tüm senaryolara ve mukaddes cihada tam hazırlıklı olması; bunun için gerekli tüm imkan ve şartların sağlanması zorunludur.

Dördüncüsü: Müslüman milletlerin, alimlerin, bölgedeki ve İslam dünyasındaki ilmi ve dini kurumların uyanışa geçmesi; hak cephesi, ümmetin savunucuları, Filistin davası ve İslam dünyasının ABD ile İsrail hegemonyasından kurtarılması yolunda omuz omuza hareket etmeleri elzemdir.

Beşincisi: Ülke ve dünya çapındaki İslami ilimler havzaları, sarsılmaz bir kale ve kalıcı bir karargah gibi tarihi rollerini oynamalıdır. Büyük İran milleti, değerli gençlerimiz, asil Besic güçleri, güvenlik, ordu ve emniyet güçlerimiz ve saygıdeğer yetkililer omuz omuza verip çaba göstermelidirler. Tebliğ, aydınlatma ve cihat görevlerini azimle ve ihlasla sürdürmelidirler. Zira bu tarihi dönemeçte, tüm halkımızın ve kurumların, özellikle de havzaların, üniversitelerin, aydınların ve medya mensuplarının özel görevleri vardır.

Havzalar ve ulema bu fedakarlık ve hizmet yolunda öncü olmalı, çizilen rotada ilerleyerek bu süreci devam ettirmelidir.

Allah'ın lütfu ve inayetiyle...

"Yardım ve zafer, ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah katındandır."

Ali Rıza Arafi

İlim Havzaları Müdürü 

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha